DANSK

Flynderen

TÜRKÇE

Dilbalığı


Fiskene havde længe været misfornøjede med, at der ikke var nogen orden i deres rige. Den ene brød sig ikke om den anden, de svømmede til højre og venstre, som de havde lyst, adskilte dem, der gerne ville være sammen, eller spærrede vejen for dem. Den stærkere gav den svage et slag med halen, så han for langt bort, eller slugte den uden videre. "Hvor det var dejligt, hvis vi havde en konge, som kunne øve ret og retfærdighed," sagde de, og blev enige om, at vælge den til konge, som hurtigst kunne svømme gennem floderne og komme de svage til hjælp.

De stillede sig så op ved bredden i række og geled, gedden gav tegn med halen, og så for de allesammen af sted. Gedden, silden, hundestejlen, aborren, karpen og hvad de nu allesammen hedder, røg af sted som en pil. Flynderen svømmede også med og håbede at komme først til målet.

På en gang lød råbet: "Silden kommer først, silden kommer først." - "Hvem kommer først?" råbte den flade, misundelige flynder, "hvem kommer først?" - "Silden, silden." - "Den skaldede sild, den skaldede sild," råbte den arrigt. Til straf er flynderens mund skæv siden den tid.
Bulundukları ortamda huzur kalmadığı için balıklar hiç de memnun değildiler. Hiçbiri diğerleriyle buluşmuyor, keyifleri nasıl isterse biri sağa, öbürü sola gidiyordu. Bir araya gelmek isteyenlerin önü kesiliyordu; güçlü olan kuyruğuyla zayıf olanı dövüp kaçırıyor ya da yutmaya çalışıyordu.

"Bir kralımız olsa ne iyi olurdu; hak ve hukukumuzu sağlardı" diyerek toplandılar ve aralarında, denizin kabarması halinde en iyi ve en hızlı yüzüp zorda kalanlara yardım edecek olanı seçmeye karar verdiler.

Sahilde sıralandılar. Turna balığı kuyruğuyla bir işaret verdi, hepsi aynı anda yüzmeye başladı.

Turna balığı ok gibi ileri atıldı; onunla birlikte zargana, uskumru, levrek, sazan balığı ve daha ne varsa! Dilbalığı da hedefe ulaşma umudu içinde onlarla birlikte yüzdü.

Derken bir ses duyuldu: "Turna balığı önde! Turna balığı önde!" diye.

Bu işe canı sıkılan kötü kalpli kara ve fesat dilbalığı, "Kimmiş önde?" diye bağırdı.

"Levrek! Levrek!" şeklinde geldi cevap.

"Çıplak levrek mi?" diye seslendi kıskanç balık, "Çıplak levrek mi?"

İşte o günden beri çenesini tutması için dilbalığına bir ceza verildi. O günden beri dilbalığının ağzı hep çarpıktır.




Sammenligne to sprogene:













Donations are welcomed & appreciated.


Thank you for your support.