DEUTSCH

Läuschen und Flöhchen

TÜRKÇE

Bit ile Pire


Ein Läuschen und ein Flöhchen, die lebten zusammen in einem Haushalte und brauten das Bier in einer Eierschale. Da fiel das Läuschen hinein und verbrannte sich. Darüber fing das Flöhchen an laut zu schreien. Da sprach die kleine Stubentüre: "Was schreist du, Flöhchen?" – "Weil Läuschen sich verbrannt hat."

Da fing das Türchen an zu knarren. Da sprach ein Besenchen in der Ecke: "Was knarrst du, Türchen?" – "Soll ich nicht knarren?

Läuschen hat sich verbrannt,
Flöhchen weint."

Da fing das Besenchen an entsetzlich zu kehren. Da kam ein Wägelchen vorbei und sprach: "Was kehrst du, Besenchen?" – "Soll ich nicht kehren?

Läuschen hat sich verbrannt,
Flöhchen weint,
Türchen knarrt."

Da sprach das Wägelchen: "So will ich rennen," und fing an entsetzlich zu rennen. Da sprach das Mistchen, an dem es vorbeirannte: "Was rennst du, Wägelchen?" – "Soll ich nicht rennen?

Läuschen hat sich verbrannt,
Flöhchen weint,
Türchen knarrt,
Besenchen kehrt."

Da sprach das Mistchen: "So will ich entsetzlich brennen," und fing an in hellem Feuer zu brennen. Da stand ein Bäumchen neben dem Mistchen, das sprach: "Mistchen, warum brennst du?" – "Soll ich nicht brennen?

Läuschen hat sich verbrannt,
Flöhchen weint,
Türchen knarrt,
Besenchen kehrt,
Wägelchen rennt."

Da sprach das Bäumchen: "So will ich mich schütteln," und fing an sich zu schütteln, daß all seine Blätter abfielen. Das sah ein Mädchen, das mit seinem Wasserkrügelchen herankam und sprach: "Bäumchen, was schüttelst du dich?" – "Soll ich mich nicht schütteln?

Läuschen hat sich verbrannt,
Flöhchen weint,
Türchen knarrt,
Besenchen kehrt,
Wägelchen rennt,
Mistchen brennt."

Da sprach das Mädchen: "So will ich mein Wasserkrügelchen zerbrechen," und zerbrach das Wasserkrügelchen. Da sprach das Brünnlein, aus dem das Wasser quoll: "Mädchen, was zerbrichst du dein Wasserkrügelchen?" – "Soll ich mein Wasserkrügelchen nicht zerbrechen?

Läuschen hat sich verbrannt,
Flöhchen weint,
Türchen knarrt,
Besenchen kehrt,
Wägelchen rennt,
Mistchen brennt,
Bäumchen schüttelt sich."

"Ei," sagte das Brünnchen, "so will ich anfangen zu fließen," und fing an entsetzlich zu fließen. Und in dem Wasser ist alles ertrunken, das Mädchen, das Bäumchen, das Mistchen, das Wägelchen, das Besenchen, das Türchen, das Flöhchen, das Läuschen, alles miteinander.
Bir bitle bir pire aynı evde birlikte yaşıyordu. Bir gün yumurta kabuğu içinde bira kaynattılar. Bit biranın içine düşerek yandı. Bunun üzerine pire yüksek sesle bağırmaya başladı. Oda kapısı, "Niye bağırıyorsun, pire?" diye bağırdı.

"Bit kendini yaktı da ondan."

Bunun üzerine kapı gıcırdamaya başladı.

Köşedeki süpürge, "Ne gıcırdıyorsun kapı?" diye sordu. "Gıcırdamayayım mı yani?

Bit kendini yaktı,
Pire ağlayıp baktı."

Bu kez süpürge durmadan yerleri süpürmeye başladı. Derken el arabası çıkageldi ve "Niye böyle hızlı çalışıyorsun, süpürge?"

"Niye çalışmayayım ki?

Bit kendini yaktı,
Pire ağlayıp baktı.
Kapı da gıcırdadı."

El arabası, "O zaman ben de hemen yola çıkayım" dedi. Ve bir koşu yola çıktı; o kadar hızlı koşarken tezekle karşılaştı.

Tezek, "Ne böyle koşuyorsun, el arabası?" diye sordu.

"Koşmayayım mı yani?

Bit kendini yaktı,
Pire ağlayıp baktı.
Kapı gıcırdayınca,
Süpürge de çalışınca."

Bu kez tezek, "Benim de içimden yanmak geldi" diyerek ateşte yanmaya başladı. Onun bulunduğu yerde ufak bir ağaç vardı; bu ağaççık, "Sen niye yanıyorsun tezek?" diye sordu.

"Niye yanmayayım ki?

Bit kendini yaktı,
Pire ağlayıp baktı.
Kapı gıcırdayınca,
Süpürge de çalışınca,
Araba koştu zannımca."

Bunun üzerine ağaççık, "Silkeleneyim mi?" diye sordu ve silkelenmeye başladı, tüm yaprakları yere düştü.

Elinde testisiyle oraya gelmekte olan bir kız bunu görünce, "Ne diye silkeleniyorsun ağaççık?" diye sordu.

"Silkelenmeyeyim mi yani?

Bit kendini yaktı,
Pire ağlayıp baktı.
Kapı gıcırdayınca,
Süpürge de çalışınca,
Araba koştu zannımca;
Tezek yanmaya başlayınca."

Bunun üzerine kız, "Testimi kırayım mı? diye sorduktan sonra onu kırdı.

Bu kez su doldurduğu kuyu şöyle seslendi: "Testiyi neden kırdın, kız?"

"Niye kırmayayım ki?

Bit kendini yaktı,
Pire ağlayıp baktı.
Kapı gıcırdayınca,
Süpürge de çalışınca
Araba koştu zannımca;
Tezek kendini yakınca,
Ağaç silkindi kanımca."

"Ooo" dedi kuyu, "Hemen akayım öyleyse" diyerek müthiş bir şekilde taşıp akmaya başladı. İşte bu su içinde herkes boğuldu: Kız, ağaç, tezek, araba, süpürge, kapı, pire ve de bit.




Vergleich zwei Sprachen:













Donations are welcomed & appreciated.


Thank you for your support.