ZH
VI
TR
RU
RO
PT
PL
NL
KO
JA
IT
HU
FR
FI
ES
EN
DE
DA
Grimm Masalları
Grimm Kardeşler tüm peri masalları
grimmstories.com
|
grimm masalları
|
en güzel peri masalları
Grimm Masalları
En güzel peri masalları
Peri masalları listesi
Peri masalları tam listesi
Alfabetik liste
Rastgele hikaye
Sınıflandırma
Grimmstories.com
Grimm Kardeşler tüm peri masalları
Kraliçe Arı
Grimm Kardeşler →
Kırmızı Başlıklı Kız
Grimm Kardeşler →
Kaz Güden Kız
Grimm Kardeşler →
Çeviriler memnuniyetle karşılanmaktadır
Onları şuraya gönder
[email protected]
Grimm Kardeşler en güzel peri masalları
Grimm Kardeşler (Sayfa 2)
26
Harika Kemancı
Bir zamanlar harika bir çalgıcı vardı; ormanda tek başına dolaşırken aklına başka bir şey gelmeyince kendi kendine, Burada canım sıkılıyor. Keşke iyi bir arkadaş çıksa karşıma dedi. Ve sırtındaki kemanı alarak çalmaya başladı; sesi ağaçlarda yankılandı. Aradan çok geçmeden fundalıkların arkasından bir kurt çıkageldi. Eyvah, kurt geliyor! Ben böyle bir şey istememiştim! diye söylendi. Ama kurt ona yaklaşarak: Aman ne güzel çalıyorsun sen çalgıcı! dedi. Ben de öğrenmek isterdim! Öğrenmesi kolay diye cevap verdi çalgıcı. Söylediklerimi yapmalısın ama! Ah, çalgıcı; ustasını dinleyen çırak gibi din
Peri masalı okuyun →
27
Kurbağa Masalı
I Bir zamanlar ufak bir çocuk vardı; annesi ona her akşamüstü bir kâse sütle bir parça ekmek verir, o da avluya çıkarak bir yere oturup bunları yerdi. Yemeye başlarken duvar aralığından bir kurbağa çıkar ve kafasını süte sokarak oğlanla birlikte yerdi. O da bundan hoşlanırdı. Bir gün oğlan kâsesini alıp her zamanki yerine oturdu. Kurbağa gelmeyince şöyle seslendi: Kurbağacığım, gebene; Hemen geliyorum desene! Süt getirdim bak sana, Ekmeğini de abana? Derken kurbağa çıkageldi ve afiyetle yedi. Minnettarlığını da gösterdi; kendi gizli hazinesinden oğlana bir sürü güzel şey getirdi: parlak taşlar
Peri masalı okuyun →
28
Korkmayı Öğrenenin Masalı
Bir babanın iki oğlu vardı; büyüğü akıllı ve dürüsttü; küçüğüyse aptaldı, kafası çalışmıyordu, bu yüzden hiçbir şey öğrenemedi. Ondan bahsederken herkes Babasının işi çok zor diyordu. Bir iş yapılması gerektiğinde hep büyük oğlan öne fırlıyordu. Ama babası onu geç saatte bir yere gönderdiğinde bu yol kilisenin önünden ya da mezarlıktan geçiyorsa Olmaz baba, oraya gitmem; beni korkutuyor diyordu. Veya akşamları ocak başında, insanın tüylerini diken diken eden öyküler anlatılınca da Uff, beni korkuttu diyordu. Küçük oğlan bir köşede oturuyor, anlatılanları dinliyor, ama korkmanın ne anlama geldi
Peri masalı okuyun →
29
Ardıç Ağacı
Bundan çoook uzun zaman önce - belki iki bin yıl - zengin bir adam vardı. Karısı çok namuslu ve çok güzeldi; ama çocukları yoktu ve bir tane olsun istiyorlardı. Karısı gece gündüz dua etse de bir türlü olmuyordu işte! Evlerinin önündeki avluda bir ardıç ağacı vardı; o kış kadın bu ağacın altında oturmuş elma soyuyordu. Bir ara yine elma soyarken parmağını kesti; fışkıran kan karın üstüne damladı. Ahh diye içini çeken kadın üzgün üzgün Keşke kan gibi kırmızı yanaklı, kar gibi bembeyaz tenli bir çocuğum olsa! diye mırıldandı. Ve bu sözler ağzından çıkar çıkmaz sanki bu isteği gerçekleşecekmiş gi
Peri masalı okuyun →
30
Altın Kuş
Bir zamanlar bir kral şatosunun arka kısmında güzel ve keyifli bir bahçe vardı. Bu bahçenin içinde elmaları altından olan bir ağaç bulunuyordu. Elmalar olgunlaştıkça sayıyorlardı; ne var ki, hemen ertesi sabah bir elma eksik çıkıyordu. Bunu krala haber verdiler. Kral her gece bu ağacın altında nöbet tutulmasını emretti. Kralın üç oğlu vardı; en büyüğünü gece gelen hırsızı yakalamak üzere bahçeye gönderdi. Ama gece yarısı olduğunda oğlan uykusuzluğa dayanamadı. Ve ertesi sabah ağaçta yine bir elma eksik çıktı. Öbür gece nöbeti ikinci oğlu devraldı, ama o da bu işin altından kalkamadı; saat on i
Peri masalı okuyun →
31
Bilmece
Bir zamanlar bir prens vardı. Bir gün bütün dünyayı dolaşmaya heveslenerek yola çıktı. Yanına sadece uşağını aldı. Derken yolu büyük bir ormana düştü. Ama akşam olunca bir han bulamadığı için nerede yatacağını bilemedi. Tam o sırada ufacık bir eve doğru yürüyen bir kız gördü. Yanına, yaklaştığında onun oldukça genç ve güzel olduğunu fark etti. Hemen konuşmaya başlayarak Baksana çocuğum, uşağımla birlikte şu küçük evde yatacak bir yer bulabilir miyim? diye sordu. Genç kız üzgün bir sesle Evet, bulabilirsiniz. Ama oraya gitmenizi tavsiye etmem dedi. Niye ki? diye sordu prens. Genç kız içini çeke
Peri masalı okuyun →
32
Elsiz Kız
Bir değirmenci zamanla fakir düştü ve elinde değirmeniyle bir elma ağacından başka bir şey kalmadı. Günün birinde odun toplamak için ormana gitti. Orada daha önce hiç görmediği bir adamla karşılaştı. Adam ona, Ne diye odun kesmekle uğraşıyorsun, değirmenin arkasında duranı bana vereceğine dair bir kâğıt imzalarsan seni zengin ederim! dedi. Değirmenin arkasında elma ağacından başka ne var ki? diye düşünen değirmenci kâğıdı imzaladı. Adam gülerek Uç yıl sonra gelip bana ait olan şeyi alacağım! dedi. Değirmenciyi eve döndüğünde karısı karşıladı. Baksana bey, evimize bu zenginlik nereden geldi? He
Peri masalı okuyun →
33
Bayan Holle
Dul bir kadının iki kızı vardı. Biri güzel ve çalışkandı, öbürüyse çirkin ve tembeldi. Ama kadın öz çocuğu olduğu için çirkin ve tembel olanı daha çok seviyordu; tüm ağır işleri tıpkı Külkedisi gibi, öbür kıza yüklemişti. Zavallı kız bütün gün geniş bir yolda bulunan bir kuyunun başında oturup parmakları kanayana kadar ip eğiriyordu. Bir gün kanlanmış mekiği yıkamak için kuyuya eğildi, ama mekik elinden kayarak suya düştü. Kız ağlaya ağlaya üvey annesinin yanına vararak başına gelen bu talihsizliği anlattı. Üvey annesi köpürdü; öyle acımasızdı ki, kıza şöyle dedi: Madem ki mekiği suya düşürdün
Peri masalı okuyun →
34
Cüceler
Birinci Masal Bir zamanlar bir kunduracı vardı, elinde olmayan sebeplerle fakir düştü; bir çift pabuçluk deriden başka hiçbir şeyi kalmadı. O akşam bir çift pabuçluk deriyi kesti, ertesi gün işleyecekti. İçi rahat olduğu için sakin sakin yatağa yattı, duasını yaptıktan sonra uyudu. Ertesi sabah yine duasını yapıp işe başlayacağı sırada tezgâhın üzerinde bir çift pabucun hazır olduğunu gördü. Çok şaşırdı ve ne diyeceğini bilemedi. Pabuçları eline alarak inceledi. O kadar güzel çalışılmıştı ki, tek bir hatalı dikişe bile rastlamadı; sanki usta elinden çıkmıştı. Derken bir müşteri çıkageldi, pabu
Peri masalı okuyun →
35
Kuru Gürültü
Vaktiyle çok fakir bir değirmencinin bir kızı vardı. Günün birinde adam kralın huzuruna çıkarak şöyle konuştu: Benim bir kızım var, samanı eğirince altın iplik çıkarıyor. Kral değirmenciye, Bu bir sanat demektir; hoşuma gitti. Kızın o kadar marifetliyse yarın getir saraya da bir deneyelim bakalım dedi. Kral ertesi gün saraya getirilen kızı saman dolu bir odaya soktuktan sonra ona bir iğ ile bir çıkrık verdi. Hadi bakalım, işe başla! Bu odadaki samanları yarın sabaha kadar eğirip altın iplik haline getiremezsen öleceksin dedi. Sonra odayı kendi eliyle kapayıp kilitledi. Ve kız orada tek başına
Peri masalı okuyun →
36
Demir Hans
Bir zamanlar bir kral vardı. Sarayının bulunduğu yerdeki kocaman ormanda her türlü vahşi hayvan yaşamaktaydı. Bir gün avcılarından birini bir ceylan vursun diye ormana yolladı. Ama avcı geri dönmedi. Herhalde başına bir şey geldi diyen kral, ertesi gün onu aramak üzere iki avcı daha gönderdi, ama onlar da geri gelmedi. Üçüncü gün tüm avcılarını çağırdı ve Bütün ormanı arayın, üçünü de bulmadan geri dönmeyin! dedi. Ne var ki, hiçbiri geri dönmedi. Yanlarına aldıkları av köpeklerini de gören olmadı. O günden sonra kimse ormana gitmeye cesaret edemedi. Kral derin bir sessizliğe bürünerek yalnızlı
Peri masalı okuyun →
37
Tilki ile Kedi
Bir gün kedi ormanda tilki efendiyle karşılaştı ve o çok akıllı bir hayvan, görmüş geçirmiş biri diye aklından geçirdi. Merhaba tilki efendi! Ne var, ne yok? Ne arıyorsunuz buralarda? diye sordu. Kibirli tilki kediyi tepeden tırnağa süzdü. Bir süre ne diyeceğini bilemedi. Sonunda Ulan farfara, zırdeli, açlıktan nefesi kokan fare avcısı! Bana soru sormak senin ne haddine! Zaten elinden ne gelir ki senin! Şimdiye kadar ne öğrendin ki! Ne marifetin var ki senin! diye azarladı kediyi. Kedi, Tek bir marifetim var diye cevap verdi. Neymiş o? diye sordu tilki. Köpek peşime düşerse ağaca tırmanır, can
Peri masalı okuyun →
38
Sihirli Kuş
Vaktiyle bir büyücü vardı, dilenci kılığına girerek kapı kapı dolaşıp dileniyor ve hep güzel kızlara göz koyuyordu. Onları alıp nereye götürdüğünü de kimse bilmiyordu. Bir gün üç kızı olan bir adamın evinin kapısını çaldı. Büyücü dilenci kılığındaydı ve sırtında, sadakaları içine attığı bir küfe vardı. Biraz yemek dilendi. En büyük kız dışarı çıktı, bir parça ekmek vermek isterken büyücü ona dokunuverdi ve anında küfeye attı. Sonra hızlı adımlarla oradan uzaklaştı ve kızı ormanın derinliklerindeki evine götürdü. Evin içi çok güzel döşenmişti. Kıza istediği her şeyi verdikten sonra, Burada beni
Peri masalı okuyun →
39
Davulcu
Bir akşam genç bir davulcu tek başına tarlalar arasından yürüyüşe çıktı. Bir göl kenarına geldiğinde yere serili üç parça beyaz keten kumaş gördü. Ne ince ketenmiş diyerek bir tanesini cebine soktu. Sonra evine döndü ve bulduğu şeye hiç aklını takmadan yatağa yattı. Tam uyuyacaktı ki, sanki birisi adıyla seslendi. Kulak kabarttı, hafiften bir ses duydu: Davulcu, davulcu, uyan! diyordu bu ses. Zifiri karanlık olduğu için kimseyi göremedi, ama sanki yatağının önünde bir karaltı uçuyordu. Ne istiyorsun? diye sordu. O ses, Dün akşam göl kenarında aldığın gömleğimi bana geri ver! dedi. Kim olduğunu
Peri masalı okuyun →
40
Mavi Işık
Bir zamanlar uzun yıllar kralın hizmetinde bulunmuş bir asker vardı. Ancak savaş sona erdiğinde aldığı yaralar yüzünden görev yapamaz oldu. Kral da ona, Evine dön, sana ihtiyacım yok artık. Para falan da bekleme. Parayı ancak bana hizmet eden alır! dedi. Asker nasıl geçineceğini bilemiyordu. Böyle üzüntü içinde bütün gün dolaşıp dururken akşama doğru bir ormana daldı. Gece olunca bir ışık gördü; ona doğru yaklaşınca karşısına bir ev çıktı. Bu evde büyücü bir kadın oturmaktaydı. Asker ona, Bana yatacak bir yer göster; yiyip içecek bir şeyler ver. Yoksa susuzluktan öleceğim dedi. Ohoo! Yolunu şa
Peri masalı okuyun →
41
Kurul Sofram Kurul!
Bir zamanlar bir terzinin üç oğlu ve bir de keçisi vardı. Hepsi keçi sütüyle beslendiği için hayvanın her gün otlatılması gerekiyordu. Oğlanlar sırayla otlatıyordu. Bir seferinde büyük oğlan onu kilisenin avlusuna götürdü. Hayvan oradaki o güzel kokulu otları yiyerek oynayıp sıçramaya başladı. Akşam olup da eve dönme zamanı gelince oğlan, Keçi, doydun mu? diye sordu. Keçi şöyle cevap verdi: İyice doydum ben, m-e-e-e! Artık yaprak falan verme! Öyleyse eve gel dedi oğlan ve onu ipinden çekerek ahırdaki bir direğe bağladı. Yaşlı terzi oğluna, Eee, keçi doydu mu bari? diye sordu. O kadar doydu ki,
Peri masalı okuyun →
42
Saman Çöpü, Kor Ateşi ve Fasulye
Bir köyde fakir bir kadın yaşıyordu; bir gün bir tencerelik fasulye alarak pişirmek istedi. Ocağı yaktı, çabuk yansın diye de bir avuç saman attı. Fasulyeleri tencereye koyarken farkında olmadan yere bir saman çöpüyle bir tek fasulye düşürdü; tam o sırada ocaktan bir kor parçası bunların üstüne sıçradı. Saman çöpü, Arkadaş, nerden çıktın sen? diye sordu. Kor ateşi, Alevden kaçtım; kaçmasaydım kül olup gitmiştim dedi. Fasulye, Ben de paçamı zor kurtardım; yoksa kocakarı beni tencereye atmıştı, arkadaşlarımın yanı sıra beni de kaynatacaktı dedi. Saman çöpü, Sanki benim kaderim daha mı iyi? diye
Peri masalı okuyun →
43
İki Kardeş
Bir zamanlar iki erkek kardeş vardı; biri zengindi, öbürü fakirdi. Zengin olanı kuyumcuydu ve kötü kalpliydi. Fakir olanıysa süpürge yaparak geçimini sağlıyordu; iyi kalpli ve dürüst bir insandı. Fakir olanın iki tane oğlan çocuğu vardı. Bunlar ikizdi; hık demiş birbirlerinin burnundan düşmüştü. Bu iki oğlan ara sıra zengin amcalarının evine gidiyor ve orada çöp tenekesinde ne bulurlarsa onu alıp yiyordu. Bir gün fakir adam çalıçırpı toplamak üzere ormana gitti. Orada o zamana kadar hiç rastlamadığı güzellikte bir altın kuş gördü. Hemen yerden bir taş alarak fırlattı, kuşa isabet ettirdiyse de
Peri masalı okuyun →
44
Tekgözlü, Çiftgözlü ve Üçgözlü
Bir kadının üç kızı vardı; en büyüğü tek gözlüydü ve bu göz alnının tam ortasındaydı; ortancası her normal insan gibi iki gözlüydü; en küçüğü üç gözlüydü ve üçüncü gözü de aynı şekilde alnının ortasındaydı. Diğer insanlardan farksız olduğu için kardeşleri ve annesi Çiftgözlü'yü çekemiyorlardı. Nitekim bir gün ona, Sen bu iki gözünle, lanet olası öbür insanlardan daha iyi sayılmazsın. Senin bu evde işin yok dediler. Sonra ona en berbat giysileri verdiler, kendilerinden artan ekmek kırıntıları dışında hiç yemek vermediler. Ve bir gün Çiftgözlü keçiyi otlatmak üzere tarlaya gitti. Kız kardeşleri
Peri masalı okuyun →
45
Bit ile Pire
Bir bitle bir pire aynı evde birlikte yaşıyordu. Bir gün yumurta kabuğu içinde bira kaynattılar. Bit biranın içine düşerek yandı. Bunun üzerine pire yüksek sesle bağırmaya başladı. Oda kapısı, Niye bağırıyorsun, pire? diye bağırdı. Bit kendini yaktı da ondan. Bunun üzerine kapı gıcırdamaya başladı. Köşedeki süpürge, Ne gıcırdıyorsun kapı? diye sordu. Gıcırdamayayım mı yani? Bit kendini yaktı, Pire ağlayıp baktı. Bu kez süpürge durmadan yerleri süpürmeye başladı. Derken el arabası çıkageldi ve Niye böyle hızlı çalışıyorsun, süpürge? Niye çalışmayayım ki? Bit kendini yaktı, Pire ağlayıp baktı. K
Peri masalı okuyun →
46
Çalışkan Kız
Bir zamanlar bir kız vardı; güzeldi, ama tembeldi, düzensizdi. İplik çekerken öyle hırçınlaşırdı ki, ketende ufacık bir düğüme rastlaşa onları yere saçar, kumaşı da fırlatır atardı. Neyse, bu kızın çok çalışkan bir hizmetçisi vardı. Bu kız bir gün yere atılmış düğümleri toplayarak kendine güzel bir elbise dikti. Tembel kıza genç bir adam talip oldu. Düğün günü kararlaştırıldı. O akşam çalışkan kız o güzel elbisesini giyerek neşe içersinde dans etti. Gelin: Ah, ne güzel dans ediyor bu kız Güzel elbisesiyle ve de bu ne hız! Damat bunu işitince ona ne demek istediğini sordu. Bunun üzerine gelin o
Peri masalı okuyun →
47
Köpek ile Serçe
Sahibi çoban köpeğini hep aç bırakıyordu. Hayvan daha fazla dayanamadı ve üzgün üzgün onun yanından ayrıldı. Sokakta bir serçeye rastladı. Serçe ona: Köpek kardeş, niye böyle üzgünsün? diye sordu. Karnım aç, hiçbir şey yemedim diye cevap verdi köpek. Gel kardeşim, benimle şehre gel, seni doyurayım. Derken birlikte şehre indiler. Bir kasap dükkânının önünde durdular. Serçe Sen burada kal dedi köpeğe, Sana biraz et getireyim. Ve dükkândan içeri girdi, etrafına bakındı, gagasıyla uzun bir parça eti tezgâhtan aşağı çekti. Köpek eti kaptı ve bir köşeye çekilerek yemeye başladı. Serçe: Şimdi başka b
Peri masalı okuyun →
48
Dede ile Torun
Bir zamanlar çok, ama çok yaşlı bir adam vardı. Gözlerine perde inmişti, kulakları duymuyor, dizleri titriyordu. Sofraya oturduğu zaman kaşığı bile tutamıyordu; çorbasını masa örtüsüne döküyor, salyaları ağzından akıyordu. Oğluyla gelini ondan iğrendikleri için yaşlı adamı sobanın yanında bir yere oturttular; yemeğini toprak kâse içinde verdiler; adamın karnını bile doyurmadılar. Adamcağız üzgün üzgün oturup kaldı, gözleri yaşlıydı. Bir keresinde titreyen elleri kâseyi sıkı tutamadı, kâse yere düşüp kırıldı. Gelini çok kızdı, ama bir şey demedi, sadece içini çekti. Bu kez ona birkaç kuruş karş
Peri masalı okuyun →
49
Su Perisi
Bir zamanlar bir değirmenci vardı, karısıyla birlikte rahat bir hayat sürmekteydi. Paraları ve malları vardı; yıldan yıla daha da zenginleştiler. Ama birden başlarına bir uğursuzluk çöktü: gitgide varlıkları azaldı. Öyle ki değirmencinin eline mal olarak sadece değirmen kaldı. Adamcağız çok üzüntülüydü; işi bittikten sonra bir türlü huzura kavuşamıyor, can sıkıntısından yatağında bir o yana bir bu yana dönüp duruyordu. Bir sabah gün ağarırken kalkıp dışarı çıktı; biraz hava alarak rahatlamak istiyordu. Değirmene doğru yürüdü, güneş ilk ışıklarını saçarken bente yaklaştı; derken suda bir hışırt
Peri masalı okuyun →
50
Su Perisi
Biri erkek, öbürü kız iki kardeş kuyu başında oynamaktaydı. Ama kuyunun dibinde bir su perisi vardı. Şimdi sizi ele geçirdim. Bundan sonra benim için çalışacaksınız dedi ve onları yanına alarak oradan uzaklaştı. Daha sonra kızlara darmadağınık ipler vererek onları çile haline getirtip dokuttu; kıza fıçıyla su taşıttırdı, oğlana kör bir baltayla ağaç kestirtti. Tüm bunların karşılığında iki kardeşe yiyecek olarak taş gibi hamur ekmekten başka bir şey vermedi. Çocukların önce sabrı taştı, sonra beklediler ve bir pazar günü su perisi kiliseye gidince oradan kaçtılar. Kilisedeki ayin bittikten son
Peri masalı okuyun →
önceki sayfa
peri masalları listesi
1
2
Grimm Masalları: Çocuk ve Yuva Masalları
Peri masalları listesi →
Peri masalları tam listesi
Alfabetik liste
En güzel peri masalları