ZH
VI
TR
RU
RO
PT
PL
NL
KO
JA
IT
HU
FR
FI
ES
EN
DE
DA
Grimm Masalları
Grimm Kardeşler tüm peri masalları
grimmstories.com
|
grimm masalları
|
en güzel peri masalları
Grimm Masalları
En güzel peri masalları
Peri masalları listesi
Peri masalları tam listesi
Alfabetik liste
Rastgele hikaye
Sınıflandırma
Grimmstories.com
Grimm Kardeşler tüm peri masalları
Hansel ile Gretel
Grimm Kardeşler →
Meryem Ana
Grimm Kardeşler →
Altın Kaz
Grimm Kardeşler →
Çeviriler memnuniyetle karşılanmaktadır
Onları şuraya gönder
[email protected]
Grimm Kardeşler en güzel peri masalları
Grimm Kardeşler (Sayfa 2)
26
Şişedeki Cin
Bir zamanlar fakir bir oduncu vardı. Sabahtan gece yarılarına kadar çalışır dururdu. Yeterince para biriktirdikten sonra oğluna, Sen benim tek çocuğumsun. Alın teriyle kazandığım şu parayı senin eğitimin için harcamak istiyorum. Doğru dürüst bir zanaat öğren ki, elim ayağım tutmayacak kadar yaşlandığımda bana bakabilesin dedi. Oğlan okula giderek çok şey öğrendi, hocalarının takdirini kazandı ve bir süre o okulda kaldı. Daha başka okullarda da okudu, ama bunu yeterli bulmadı. Ancak babasının fakirliği nedeniyle eğitimini yarım bırakarak eve döndü. Babası üzgündü. Ah, sana verecek param kalmadı
Peri masalı okuyun →
27
Dikenli Gül (Uyuyan Güzel)
Bir zamanlar bir kral ile kraliçe vardı. Her gün Ah, bir çocuğumuz olsa! deyip duruyorlardı, ama bir türlü olmuyordu. Bir gün kraliçe banyo yaparken bir kurbağa sudan karaya sıçrayarak, İsteğin yerine gelecek. Bir yıl sonra bir çocuğun dünyaya gelecek dedi. Kurbağanın dediği oldu ve bir yıl sonra kraliçe bir kız doğurdu. Çocuk o kadar güzeldi ki, kraliçe ne yapacağını bilemedi ve büyük bir ziyafet verdi. Sadece akrabalarını, arkadaşlarını ve tanıdıklarını değil, ülkedeki tüm falcı kadınları da davet etti. Onlar çocuğun kaderini söyleyecekti. Tüm ülkede on üç falcı vardı. Ama altın tabak sayısı
Peri masalı okuyun →
28
Azrail
Fakir bir adamın on iki tane çocuğu vardı. Adamcağız onları doyurabilmek için gece gündüz çalışıyordu. On üçüncü çocuğu da dünyaya geldikten sonra ne yapacağını bilemedi. Şehre inerek karşısına ilk çıkacak adamdan vaftiz babası olmasını isteyecekti. Karşısına ilk çıkan Tanrı oldu. O, adamın niyetini bildiği için şöyle dedi: Bana bak zavallı adam, sana acıdım. Senin çocuğunun vaftiz babalığını ben yapayım. Ona iyi bakarım ben. Adam Sen kimsin? diye sordu. Ben Yüce Tanrı'yım. O zaman seni vaftiz babası yapmam, çünkü sen zenginleri besliyorsun, fakirleri açlığa terk ediyorsun dedi adam, ama aslın
Peri masalı okuyun →
29
Ormandaki Cüceler
Bir zamanlar bir adam vardı, karısı ölmüştü; bir de kocası ölen bir kadın; bu kadının da adamın da bir kızı vardı. Her iki kız tanışıyorlardı, birlikte dolaşıyor ve sonra da bu kadının evine geliyorlardı. Bir seferinde kadın kızının arkadaşına şöyle dedi: Dinle bak, babana söyle. Ben onunla evlenmek isterim, ama bunun için sen her sabah süt banyosu yapıp şarap içeceksin, benim kızımsa suda yıkanıp su içecek! Kız eve dönerek kadının dediğini babasına anlattı. Adam, Ne yapsam ki? Evlenmek çok hoş bir şey, ama aynı zamanda da işkence dedi. Kesin bir karara varamadığı için çizmesini çıkardı ve kız
Peri masalı okuyun →
30
On İki Erkek Kardeş
Bir zamanlar bir kral ile kraliçe vardı, ikisi de mutlu bir hayat sürüyordu. On iki çocukları vardı, hepsi de yaramaz oğlanlardı. Bir gün kral karısına, On üçüncü çocuğun kız olursa öbür on iki oğlan ölmeli ki serveti daha büyük olsun ve krallık yalnız ona kalsın dedi. Sonra on iki tane tabut yaptırdı, içlerini saman doldurttuktan sonra her birine birer küçük ölüm minderi koydurt- tu. Tabutları bir odaya kapayarak anahtarını karısına verdi, kimseye bir şey söylememesini tembih etti. Ama kraliçe günlerce üzülüp durdu. Hiç yanından ayırmadığı ve Incil'den esinlenerek Benjamin adını verdiği en kü
Peri masalı okuyun →
31
Kurbağa Masalı
I Bir zamanlar ufak bir çocuk vardı; annesi ona her akşamüstü bir kâse sütle bir parça ekmek verir, o da avluya çıkarak bir yere oturup bunları yerdi. Yemeye başlarken duvar aralığından bir kurbağa çıkar ve kafasını süte sokarak oğlanla birlikte yerdi. O da bundan hoşlanırdı. Bir gün oğlan kâsesini alıp her zamanki yerine oturdu. Kurbağa gelmeyince şöyle seslendi: Kurbağacığım, gebene; Hemen geliyorum desene! Süt getirdim bak sana, Ekmeğini de abana? Derken kurbağa çıkageldi ve afiyetle yedi. Minnettarlığını da gösterdi; kendi gizli hazinesinden oğlana bir sürü güzel şey getirdi: parlak taşlar
Peri masalı okuyun →
32
Ardıç Ağacı
Bundan çoook uzun zaman önce - belki iki bin yıl - zengin bir adam vardı. Karısı çok namuslu ve çok güzeldi; ama çocukları yoktu ve bir tane olsun istiyorlardı. Karısı gece gündüz dua etse de bir türlü olmuyordu işte! Evlerinin önündeki avluda bir ardıç ağacı vardı; o kış kadın bu ağacın altında oturmuş elma soyuyordu. Bir ara yine elma soyarken parmağını kesti; fışkıran kan karın üstüne damladı. Ahh diye içini çeken kadın üzgün üzgün Keşke kan gibi kırmızı yanaklı, kar gibi bembeyaz tenli bir çocuğum olsa! diye mırıldandı. Ve bu sözler ağzından çıkar çıkmaz sanki bu isteği gerçekleşecekmiş gi
Peri masalı okuyun →
33
Elsiz Kız
Bir değirmenci zamanla fakir düştü ve elinde değirmeniyle bir elma ağacından başka bir şey kalmadı. Günün birinde odun toplamak için ormana gitti. Orada daha önce hiç görmediği bir adamla karşılaştı. Adam ona, Ne diye odun kesmekle uğraşıyorsun, değirmenin arkasında duranı bana vereceğine dair bir kâğıt imzalarsan seni zengin ederim! dedi. Değirmenin arkasında elma ağacından başka ne var ki? diye düşünen değirmenci kâğıdı imzaladı. Adam gülerek Uç yıl sonra gelip bana ait olan şeyi alacağım! dedi. Değirmenciyi eve döndüğünde karısı karşıladı. Baksana bey, evimize bu zenginlik nereden geldi? He
Peri masalı okuyun →
34
Altı Kuğu
Bir zamanlar bir kral ormanda avlanıyordu. Derken vahşi bir hayvanın öyle bir peşine düştü ki, adamları onu takip edemedi. Akşam olunca kral durup bekledi, çevresine bakındı, yolunu kaybetmiş olduğunu anlayıverdi. Bir çıkış yeri aradıysa da bulamadı. Derken kafasını sallaya sallaya kendine doğru gelen yaşlı bir kadın gördü. Bu bir büyücüydü! Kral ona, Anacığım, bu ormandan çıkacak yolu bana gösterebilir misin? diye sordu. Gösteririm, ama bir şartla; bu şartı yerine getiremezsen bu ormandan asla çıkamazsın ve açlıktan ölüp gidersin dedi. Neymiş o şart? diye sordu kral. Benin bir kızım var dedi
Peri masalı okuyun →
35
İki Kardeş
Ağabeyi, kız kardeşinin elini tutarak Annemiz öldükten sonra iyi bir gün yaşamadık. Üvey annemiz bizi her gün dövüyor, ne zaman yanına varsak bizi tekmeliyor. Ekmek kırıntılarıyla yaşıyoruz; masanın altındaki köpek yavrusu bizden daha iyi yiyip içiyor, hiç değilse ara sıra ağzına bir lokma et giriyor. Tanrım, annemiz bunları görseydi! Gel buradan kaçıp gidelim de dünyayı görelim dedi. Az gittiler uz gittiler, dere tepe düz gittiler. Derken yağmur başladı. Tanrı da bizimle birlikte ağlıyor! dedi kız. Akşam olunca koskoca bir ormana vardılar. Açlıktan, çektikleri acıdan ve uzun yoldan ötürü öyle
Peri masalı okuyun →
36
Su Perisi
Biri erkek, öbürü kız iki kardeş kuyu başında oynamaktaydı. Ama kuyunun dibinde bir su perisi vardı. Şimdi sizi ele geçirdim. Bundan sonra benim için çalışacaksınız dedi ve onları yanına alarak oradan uzaklaştı. Daha sonra kızlara darmadağınık ipler vererek onları çile haline getirtip dokuttu; kıza fıçıyla su taşıttırdı, oğlana kör bir baltayla ağaç kestirtti. Tüm bunların karşılığında iki kardeşe yiyecek olarak taş gibi hamur ekmekten başka bir şey vermedi. Çocukların önce sabrı taştı, sonra beklediler ve bir pazar günü su perisi kiliseye gidince oradan kaçtılar. Kilisedeki ayin bittikten son
Peri masalı okuyun →
37
Bit ile Pire
Bir bitle bir pire aynı evde birlikte yaşıyordu. Bir gün yumurta kabuğu içinde bira kaynattılar. Bit biranın içine düşerek yandı. Bunun üzerine pire yüksek sesle bağırmaya başladı. Oda kapısı, Niye bağırıyorsun, pire? diye bağırdı. Bit kendini yaktı da ondan. Bunun üzerine kapı gıcırdamaya başladı. Köşedeki süpürge, Ne gıcırdıyorsun kapı? diye sordu. Gıcırdamayayım mı yani? Bit kendini yaktı, Pire ağlayıp baktı. Bu kez süpürge durmadan yerleri süpürmeye başladı. Derken el arabası çıkageldi ve Niye böyle hızlı çalışıyorsun, süpürge? Niye çalışmayayım ki? Bit kendini yaktı, Pire ağlayıp baktı. K
Peri masalı okuyun →
38
Kuru Gürültü
Vaktiyle çok fakir bir değirmencinin bir kızı vardı. Günün birinde adam kralın huzuruna çıkarak şöyle konuştu: Benim bir kızım var, samanı eğirince altın iplik çıkarıyor. Kral değirmenciye, Bu bir sanat demektir; hoşuma gitti. Kızın o kadar marifetliyse yarın getir saraya da bir deneyelim bakalım dedi. Kral ertesi gün saraya getirilen kızı saman dolu bir odaya soktuktan sonra ona bir iğ ile bir çıkrık verdi. Hadi bakalım, işe başla! Bu odadaki samanları yarın sabaha kadar eğirip altın iplik haline getiremezsen öleceksin dedi. Sonra odayı kendi eliyle kapayıp kilitledi. Ve kız orada tek başına
Peri masalı okuyun →
39
Su Perisi
Bir zamanlar bir değirmenci vardı, karısıyla birlikte rahat bir hayat sürmekteydi. Paraları ve malları vardı; yıldan yıla daha da zenginleştiler. Ama birden başlarına bir uğursuzluk çöktü: gitgide varlıkları azaldı. Öyle ki değirmencinin eline mal olarak sadece değirmen kaldı. Adamcağız çok üzüntülüydü; işi bittikten sonra bir türlü huzura kavuşamıyor, can sıkıntısından yatağında bir o yana bir bu yana dönüp duruyordu. Bir sabah gün ağarırken kalkıp dışarı çıktı; biraz hava alarak rahatlamak istiyordu. Değirmene doğru yürüdü, güneş ilk ışıklarını saçarken bente yaklaştı; derken suda bir hışırt
Peri masalı okuyun →
40
Sadık Uşak
Vaktiyle yaşlı bir kral vardı; hastalanıp da yatağa düşünce Bu herhalde benim ölüm döşeğim olacak diye düşündü ve sadık Johannes'i çağırttı. Uşaklarının içinde en çok sevdiği oydu çünkü; kendisine yıllarca sadık kalmıştı. Yatağının başucuna geldiğinde kral ona şöyle dedi: Bak Johannes, benim sonum yaklaştı; oğlumdan başka düşündüğüm bir şey yok. O daha çok genç, kime danışacağını bilemez. Onu her konuda bilgilendireceğine ve ona bir baba gibi davranacağına dair bana söz vermezsen, bu dünyadan gözü açık giderim. Sadık uşak şöyle cevap verdi: Onu asla yalnız bırakmayacağım, hayatım pahasına da o
Peri masalı okuyun →
41
Harika Kemancı
Bir zamanlar harika bir çalgıcı vardı; ormanda tek başına dolaşırken aklına başka bir şey gelmeyince kendi kendine, Burada canım sıkılıyor. Keşke iyi bir arkadaş çıksa karşıma dedi. Ve sırtındaki kemanı alarak çalmaya başladı; sesi ağaçlarda yankılandı. Aradan çok geçmeden fundalıkların arkasından bir kurt çıkageldi. Eyvah, kurt geliyor! Ben böyle bir şey istememiştim! diye söylendi. Ama kurt ona yaklaşarak: Aman ne güzel çalıyorsun sen çalgıcı! dedi. Ben de öğrenmek isterdim! Öğrenmesi kolay diye cevap verdi çalgıcı. Söylediklerimi yapmalısın ama! Ah, çalgıcı; ustasını dinleyen çırak gibi din
Peri masalı okuyun →
42
Baykuş
Birkaç yüz yıl önce, yani insanların bugünkü gibi kurnaz, çakal ve üçkâğıtçı olmadığı zamanlarda, ufak bir kasabada tuhaf bir olay gerçekleşti. Civardaki ormandan gelen puhu da denilen kocaman baykuşlardan biri bir vatandaşın samanlığına girdi. Öbür kuşlar onu gördüğünde hep ciyak ciyak bağrıştıkları için baykuş bütün gece saklandığı yerden çıkmaya korktu. Ertesi sabah seyis, yem almak için samanlığa geldiğinde, bir köşede tünemiş olan o heybetli baykuşu görünce oradan kaçarak efendisine, şimdiye kadar hiç rastlamadığı bir canavarın samanlıkta tünediğini haber verdi. Bu canavar gözlerini dört
Peri masalı okuyun →
43
İki Kardeş
Bir zamanlar iki erkek kardeş vardı; biri zengindi, öbürü fakirdi. Zengin olanı kuyumcuydu ve kötü kalpliydi. Fakir olanıysa süpürge yaparak geçimini sağlıyordu; iyi kalpli ve dürüst bir insandı. Fakir olanın iki tane oğlan çocuğu vardı. Bunlar ikizdi; hık demiş birbirlerinin burnundan düşmüştü. Bu iki oğlan ara sıra zengin amcalarının evine gidiyor ve orada çöp tenekesinde ne bulurlarsa onu alıp yiyordu. Bir gün fakir adam çalıçırpı toplamak üzere ormana gitti. Orada o zamana kadar hiç rastlamadığı güzellikte bir altın kuş gördü. Hemen yerden bir taş alarak fırlattı, kuşa isabet ettirdiyse de
Peri masalı okuyun →
44
Üç Kardeş
Bir adamın üç oğlu vardı, tek serveti de oturduğu evdi. Ölümünden sonra üç oğlu da eve sahip olmak istiyordu. Ama babaları her üç evladını da aynı şekilde sevdiği için hiçbirinin hatırım kırmak istemedi. Evi satmak niyetinde de değildi, çünkü anne ve babasından kalmıştı. Parası olsa paylaştıracaktı. Sonunda aklına bir çare geldi. Oğullarını çağırdı: Gidin dünyayı dolaşın, birer meslek edinin; döndüğünüzde en usta işi kim yapmışsa ev onun olacak dedi. Oğlanlar bu işe sevindi; en büyüğü nalbant, ortancası berber, üçüncüsü de eskrim hocası olmak istiyordu. Eve kesin dönüş yapacakları zamanı karar
Peri masalı okuyun →
45
Kral Keçisakal
Bir kralın bir kızı vardı; kız olağanüstü güzeldi. Ama çok kibirliydi; kendisiyle evlenecek hiçbir erkeği beğenmiyordu; hepsini reddettiği gibi onlarla alay ediyordu. Bir defasında kral büyük bir şenlik düzenledi ve uzaktan yakından, evlenmek isteyen gençleri davet etti. Her biri soyluluk derecesine göre sıraya girdi: Önce dükler, sonra prensler, kontlar, derebeyleri ve diğer saygın kişiler. Kralın kızı onların önünden geçti ve her birinde birer kusur buldu. Bir tanesi çok şişmandı; ona şarap fıçısı! dedi. Diğeri çok uzun boyluydu: fasulye sırığı! Üçüncüsü çok kısa boyluydu: cüce! Dördüncüsü s
Peri masalı okuyun →
46
Kraliçe Arı
Kralın oğullarından ikisi macera aramaya çıktı, ama sefahate öyle düşkündüler ki, bir daha eve dönmediler. Üçüncüsü, yani Budala denilen en küçük oğlan ağabeylerini aramak için yola düştü. Sonunda onları buldu. Ama onlar alay ettiler. Biz bile dayanamadık, sen bu avanaklığınla bu yaşama ayak uyduramazsın dediler. Neyse, üçü birlikte yola koyuldu. Derken bir karınca yuvası gördüler; onu hemen bozarak karıncaların nasıl kaçışacağını izlemek istediler. Ama Budala, Hayvanları rahat bırakın, rahatlarını kaçırmayın dedi. Yürümeye devam ettiler. Derken bir gölde yüzmekte olan bir sürü ördek gördüler.
Peri masalı okuyun →
47
Akıllı Köylü Kızı
Bir zamanlar hiç toprağı olmayan bir köylü vardı; adamcağızın sadece bir evceğizi ve bir de kızı vardı. Bir gün kızı, Krala gidelim de biraz toprak isteyelim dedi. Kral yoksulluklarını duyunca onlara bir dönüm arazi verdi. Kız babasıyla birlikte toprağı işleyerek hububat ekti. İşleri tam bitmişti ki, tarlanın ortasındaki toprağın altında saf altından yapılmış bir havan buldular. Adam, Dinle dedi kızma. Kral bize acıdı da bu toprağı verdi; o yüzden bu havanı ona vermeliyiz. Ama kızı buna razı olmadı: Baba, biz havanı verirsek, bu sefer tokmağını isteyecek. Onun için önce havanın elini bulalım;
Peri masalı okuyun →
48
Yedi Karga
Bir adamın yedi oğlu vardı, ama ne kadar istediyse de kızı olmadı. Sonunda karısı gebe kalarak onu umutlandırdı; derken çocuk doğdu: bu bir kızdı! Herkes çok sevindi. Ancak kız çok çelimsizdi ve çok ufaktı; bu yüzden acilen kutsanması gerekiyordu. Babası hemen oğullarından birini vaftiz suyu getirmesi için kaynağa gönderdi; öbür altısı da ona eşlik ettiler. Her biri suyu önce ben alayım derken maşrapayı kuyuya düşürdüler. Orada kalakaldılar; ne yapacaklarını bilemediler; hiçbiri eve dönmeye cesaret edemedi. Onlar gelmeyince babaları sabırsızlandı. Herhalde yine oyuna daldılar, keratalar diye s
Peri masalı okuyun →
49
Tavşan ile Kirpi
Bu öykü yalan gibi gelecek çocuklar, ama gerçekte yaşandı; çünkü bunu bana büyükbabam anlattı ve her seferinde de Herhalde gerçek olmalı, yoksa bu kadar çok anlatılmazdı demişti. Öykü şöyle: Mevsim sonbahardı, günlerden pazardı; kara buğday yeşermişti; güneş tepeye yükselmişti; sabah rüzgârı sıcaklığıyla ekinleri yalıyordu. Bülbüller havada ötüyordu. Köylüler pazar giysileriyle kiliseye gitmekteydi. Kısacası herkes hayatından memnundu; kirpi de öyle! Ama kirpi kapısının önüne çıktı; kollarını kavuşturarak bir şarkı tutturdu. İyi kötü, yani bir kirpi pazar sabahı nasıl şarkı söylerse o da öyle
Peri masalı okuyun →
50
Tekgözlü, Çiftgözlü ve Üçgözlü
Bir kadının üç kızı vardı; en büyüğü tek gözlüydü ve bu göz alnının tam ortasındaydı; ortancası her normal insan gibi iki gözlüydü; en küçüğü üç gözlüydü ve üçüncü gözü de aynı şekilde alnının ortasındaydı. Diğer insanlardan farksız olduğu için kardeşleri ve annesi Çiftgözlü'yü çekemiyorlardı. Nitekim bir gün ona, Sen bu iki gözünle, lanet olası öbür insanlardan daha iyi sayılmazsın. Senin bu evde işin yok dediler. Sonra ona en berbat giysileri verdiler, kendilerinden artan ekmek kırıntıları dışında hiç yemek vermediler. Ve bir gün Çiftgözlü keçiyi otlatmak üzere tarlaya gitti. Kız kardeşleri
Peri masalı okuyun →
önceki sayfa
peri masalları listesi
1
2
Grimm Masalları: Çocuk ve Yuva Masalları
Peri masalları listesi →
Rastgele hikaye
Peri masalları tam listesi
Alfabetik liste